26 Kasım 2012 Pazartesi

Permakültür Prensiplerinin İlişkilerinize Destek Olabileceği 10 Yöntem

Foto: Google images- power of community

Kim Millar | 18 Kasım 2012

*Permaculture: inspiration for sustainable living dergisinde yayımlanan 10 Ways Permaculture Principles Can Help Your Relationships yazısından çevrilmiştir. Çeviri için Deniz Üçok Arman'a teşekkürler..

İlişkilerinizi malçlıyor musunuz? Kim Millar Permakültür prensiplerinin bahçede olduğu kadar evde de işlediğini anlatıyor.

Çoğumuz ilişkilerimizi bilinçli olarak tasarlamıyor ve doğru yönde gideceğini umarak tökezleye tökezleye ilerliyoruz. Birşeylerin yanlış gitmeye başladığını ancak kendimizi işlerin sarpa sarmasını önlemeye çabalarken yakalayınca farkediyoruz.

Yaratıcı ve üretken bir bahçeyi tasarlamaya verdiğimiz ilgi ve düşünceyi, bir de ilişkilerimizi inşaa etmeye verdiğimizi hayal edin. Hasadımızı artırsak nasıl olur?

Geçenlerde permakültürün ilişkilerle olan alakasını öğrenirken farkettiğim benzerliği aşağıda görebilirsiniz:

1. Malçlama
Her ilişki büyüyen bir organizmadır; doğru ortamı yaratırsanız gelişir. Malçalama aynı anda besin, korunma ve az eforla daha etki elde edilmesini sağlar. O halde bir ilişkiyi nasıl malçlarsınız? İlgi gösterip gözlem yaparak, dinlemeyi öğrenerek, daha açık iletişim kurarak, özen ve şefkatle bazı şaşırtıcı değişimleri hızlıca elde edebilirsiniz.

2. En büyük üretkenlik ‘kenar’dadır
İlişkilerin de gelişen – ve ölen – kenarları vardır. İlişki tam bir sonraki safhaya geçmek üzereyken çok üretken bir hal alır. Bu bazen tartışmalar, anlaşmazlıklar ve yanlış anlamalar olarak ortaya çıkar. Bazen de daha derinden bir bağlılık, daha çok sevgi, saygı ve güven olur.

Her iki koşulda da duygusal ‘üretkenlik’te bir artma yaşanır. Bu duygulara ilgi gösterin; hangi değişimlerin gerçekleşmekte olduğuna dikkat ederek bu üretkenliği daha kuvvetli ve dayanıklı bir sonraki adımı geliştirmek üzere bilgelikle kullanabiliriz.

3. Yarıştan ziyade işbirliği için tasarlayın
‘Kardeş’ dikimlerinizde herkesin ihtiyaçlarının dikkate aldığına özen gösterin! Bizler de sağlık durumumuzu, tıpkı bir bitki gibi, verimliliğimizle sergileriz. Bazılarımızın kazanmak için yarıştığını, bazılarımızın da önceleri kaybeder gibi olup sonra kazanmak üzere yarıştığını anlamak çok önemlidir. Her iki tür yarış da topraktaki besinden kullanır. Sağlıklı bir ilişki tasarımı herkesin gelişip kendini faydalı hissettiği şekilde olmalıdır.

4. En büyük etkiyi yaratmak üzere en az eforu harca
Bu en basit olarak “gerçek olun” diye tercüme edilebilir. Küçük ve otantik jestler en etkilileridir. Kalbin dili en doğrudan etkileyen, en derine işleyen ve uzun süre etki eden iletişim biçimidir.

5. ‘Semere’ ancak tasarımcının hayal gücüyle sınırlıdır
Her ilişki bir ‘Vizyon’u hak eder; sizin ilişkinizin bir vizyonu var mı? Nelerin mümkün olduğunu düşünüyorsunuz? Ne tür semereler (yakınlık, işbirliği, kahkaha, güven, bağışlama) hayal ediyorsunuz? Eğer verim düşük görünüyorsa ilişkinizi gözden geçirip, hayal gücünüzü açıp, yaratıcılığınızı harekete geçirme zamanı gelmiş olabilir.

6. ‘Uygun teknoloji’ kolayca uygulanabilir olandır
Eğer ilişkileriniz çok çaba gerektiriyor ve kendinizi akıntının tersine kürek çekiyor gibi hissediyorsanız, bu işlerin doğal akışında gitmediğinin göstergesidir. Durun. Kendinize nefes alacak alan tanıyın ve aslında yapılması gerekenin ne olduğuna dair düşünmeye fırsat tanıyın. Gönülden ve gerçekten neleri kolayca vermeye eğilimli olduğunuzu gözden geçirin.

7. Küçük başlayıp iyi idare edilen alanlardan ilerleyerek çalışın
Nelerin iyi işlediğini değerlendirip, onların üzerine inşaa etmek yardımcı olur. Büyük değişimleri zorlamak veya zorlayıcı konuldan başlamak korkutucu ve bunaltıcı olabilir. İşleri, idare edilebilir parçalara bölerek gruplamak, stresi azaltmaya ve daha iyi odaklanmaya yardımcı olur.

8. Sorunları çözüme dönüştürün
Yabaniler ve zararlılar ilişkilere de bulaşır! Geçmişten taşıdığımız inançlar, düşünceler ve deneyimler ilişkiyi ele geçirip hayal kırıklığı ve bunalım yaratabilir. İlişkilerdeki acının %10’u güncel, %90’ı ise çocukluğumuzdan kalma acıların tekerrürüdür. İlişki yeşerdiğinde, acının ardında saklanan daha ileri düzeyde bir etkileşim ve arkadaşlığın varlığı ortaya çıkar.

9. Hatalar gelişim için fırsattır
Bu prensibi benimsemek için zihnimizi hataları farklı görmeye alıştırmalıyız; cezalandırılmayı gerektiren bir durum değil, düzeltilmesi gereken bir davranış olarak. İlk başta hatalar ve yanlış anlaşmalar üzerine açıklıkla konuşmak korkutucu olabilir; bizi zayıf ve savunmasız hissettirir.

Bir ilişkideki en etkili ve güvenli araç empatidir; olaylardaki elektriği azaltıp anlayış için alan yaratır. Bağışlamak demek alttan almaya ve başkalarına yol vermeye gönüllü olmak demektir. Eğer ‘semere’ kelimesini verimli ürün olarak ele alırsak, verimi arttırmanın yolunun bağışlama duygusundan geçtiği görülür.

10. Herşey bahçevandır
Anlamlı bir hayat yaşamak için her şeye anlam vermek önemlidir. Hayatımızda gerçekleşen her şey, her olay, her etkileşim bizlerin birey olarak gelişmesine ve evrimine destek olur. Hepimiz potansiyelimizi gerçekleştirmek üzere bir yolculuktayız; eğer gören gözlerimiz olursa, karşımıza çıkan olay ve dersler bizleri daha üretken kılmak içindir.

Tıpkı dünya gibi, ilişkiler de değerli ve zengin kaynaklardır. Onları gelişim ve büyüme için fırsat olarak görürsek, tüm duygu ve deneyimler, sağlık ve dayanıklılık adına işlenip kompostlanacak organik maddeyi oluşturur.


Dönüştürücü [transformational] iletişim ve kişisel gelişim konularına yoğun olarak odaklanan Kim diyor ki; “İnsanlar ilişki ve etkileşim için yaratılmıştır. Mutsuzluğumuzun büyük kısmının bu temas noksanlığından kaynaklandığına inanıyorum. Eğer iletişim kurmak için etkin araçlarımız yok ve bu sorunu çözme çabasında değilsek, yanlış anlaşmalar derinleşir ve bu da kırgınlıkların giderilmesine mani olur. Bazen bu trendi tersine çevirmek ve yeni beceriler öğrenmek cesaret ister – ve bunu yapmanın ödülleri sonsuzdur.”

Büyük Britanya, Hampshire’da yaşayan Kim, yenilikçi duygusal zeka becerileri konusunda İlişki Gelişimi dersleri vermektedir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder